18 Ağustos 2013 Pazar

çok partili sisteme geçildi yalanı (Bölüm 2)


(Fotoğraf: Fedakâran-ı Millet Cemiyeti’nin Kamil Paşa Hükümetine yaptığı başvuru. Meclis-i Vükelâ [Vekiller/ Bakanlar Meclisi] Mazbatası’nın aslı. Başbakanlık Arşivi (BBA) – No. 123, Zilhicce 1326.)





 çok partili sisteme geçildi yalanı (Bölüm 2)

NOT: Neden Ittihat ve Terakki; “Cemiyeti” de “Partisi” değil?

Çünkü o dönemin “mevzuatı” (tüzük, yasa, yönetmelik) siyasal parti ile dernek (cemiyet) arasında bir fark gözetmediği için, her Parti bir Cemiyet’ti.

***
Osmanlı Devleti’nde Siyasal Partiler…

1 – Osmanlı Ittihat ve Terakki Cemiyeti

Cemiyet ilk olarak “Ittihad-ı Osmani” adıyla (Osmanlı Birliği anlamına) 3 Haziran 1889 yılında Istanbul’da, Demirkapı’da (Sirkeci) Askeri Tıbbiye (Tıbbiye-i Şahane) mektebinde kurulmuştur. Aynı yıl Paris’teki Jön Türkler’in lideri Ahmet Rıza Bey’le ilişki kurulmuş ve cemiyet “Osmanlı Ittihat ve Terakki Cemiyeti” adını almıştır.[1]

Bu partiyle ilgili yığınla bilgi bulmak mümkündür. Bu yüzden burada üstünde durmayacağız.

***

2 – Fedakâran-ı Millet Cemiyeti

Ağustos 1908′de Istanbul, Gedikpaşa’da kurulmuştur.[2] Üstelik, cemiyetin “Hukuk-u Umumiye” isimli gazetesi bile vardı.[3] M. Kemal Atatürk döneminde gazetelerin başına gelenleri biliyoruz, hemen bildireyim ki, bu yazı dizimizin 3′üncü bölümünde gazeteler konusuna da temas edeceğiz.

Cemiyet kurucuları, 12 Ağustos 1908 tarihinde Sultanahmet Bahçesinde yaptıkları bir mitingten sonra aralarında bir cemiyet kurma yolunda sözleştiler.[4]

Fedakâran-ı Millet Cemiyeti, Sultan II. Abdülhamid’den maddi yardım talep etmiş ve kendilerine o dönemin parasıyla “1000 lira” verilmiştir.[5]

Daha sonra Sadr-ı âzam Kamil Paşa’dan da para istenmiştir.[6]

Gördüğünüz gibi, bir siyasi parti koskoca Padişahtan para alabiliyor.

Hatta Miting bile yapabiliyorlardı… Yani Osmanlı Devleti’nde miting yapılabiliyor ve mitingten sonra sağ kalıyorlar, yani darağacına falan gönderilmiyorlar, üstelik cemiyet kurabiliyorlar.

Hani Osmanlı’da bu tür şeyler mümkün değildi?

Halbuki bu tür faaliyetler M. Kemal Atatürk döneminde hayaldi. M. Kemal diktatoryasında insanlar derhal sudan bahanelerle Istiklal Mahkemesi’ne, oradanda doğru darağacına yollanıyordu.

Bitmedi !!

Bu silahşörlerden ve cellatlardan sonra asılan-kesilen insanları karalamak için görevi bu sefer kalemşörler devralıyordu. Zira vicdansızlar, çakma mahkemelerinde mahkum ettikleri mazlumları, milletin vicdanında da mahkum etmek istiyorlardı, ki hesabı sorulmasın.

Milletin hainleri affetmeyeceğini çok iyi bildiklerinden, en etkili gördükleri iftirada hazırdı; “Ingiliz ajanı, Vatan haini.”

M. Kemal’den gayri adeta herkesi Vatan hainliği ile suçladılar… Şeyh Said, Kazım Karabekir Paşa, Refet Bele Paşa, Ali Şükrü Bey, Kuşçubaşı Eşref vs. vs.

El insaf !!

Yunanlıları Kuvay-ı Seyyare’sindeki yiğitlerle darmadağın eden Çerkez Ethem’i de Vatan hainliği ile suçladılar. Şimdi bile, mahkeme tutanakları ortada olduğu halde, yazdığı risaleden dolayı asılan Iskilipli Atıf hocanın “Vatan hainliğinden” ötürü asıldığını iddia etmiyorlar mı?

Aynı senaryo… As-kes; Vatan haini damgası bas.

Oysa Ingilizler bir kurşun dahi atmadan Istanbul’u M. Kemal Atatürk’e teslim ettiler. Babalarının hayrına mı verdiler? Neyin karşılığında verdiler? Madem bir kurşun atmadan gideceklerdi, o halde niye geldiler? Hadi biz kovduk desek, bu Ingilizler yunanlılardan daha mı zayıftı ki, bir kurşun dahi atmadan kaçtılar? Hadi diyelim zayıftılar, bizden korktular ve kaçtılar, o halde Batı Trakya’yı neden alamadık? Musul’u neden alamadıkta Lozan’a kaldı? Öyle ya, Ingilizler “kaçtıysa”, oraları almamız icab etmez miydi?

Bu soruları çoğaltabiliriz, ancak arif olana bu kadarı kafidir.

KAYNAKLAR:
[1] Tarık Zafer Tunaya, Türkiye’de Siyasal Partiler (Ikinci Meşrutiyet Dönemi 1908-1918), 2. Baskı, Hürriyet Vakfı Yayınları, Istanbul 1988, cild 1, sayfa 19.

[2] Tarık Zafer Tunaya, Türkiye’de Siyasal Partiler (Ikinci Meşrutiyet Dönemi 1908-1918), 2. Baskı, Hürriyet Vakfı Yayınları, Istanbul 1988, cild 1, sayfa 131.

[3] Tarık Zafer Tunaya, Türkiye’de Siyasal Partiler (Ikinci Meşrutiyet Dönemi 1908-1918), 2. Baskı, Hürriyet Vakfı Yayınları, Istanbul 1988, cild 1, sayfa 132.

[4] Sina Akşin, Fedakâran-ı Millet Cemiyeti, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (AÜSBF) Dergisi, cild 29, sayı 1-2, sayfa 126.

[5] Hukuk-u Umumiye Gazetesi, 11, 12, 13 Eylül ve 9 Kanun-ı sâni 1324. Abdülkadir Kadri, Hükumet-i Meşrutaya Hitap (Hukuk-u Umumiye Gazetesi, 13 Eylül 1324.)

[6] Başbakanlık Arşivi (BBA) – Meclis-i Vükelâ Mazbatası (MVM) /No. 123. (Meclis-i Vükelâ Müzakeratına Mahsus Zabıt Varakası’nın Transkripsiyonu Dr. Şükrü Hanioğlu tarafından yapılmıştır.)


DİĞER BÖLÜMLER
Cumhuriyetin ilk siyasi partileri ve parti kapatmalar (1)

çok partili sisteme geçildi yalanı (Bölüm 2)

çok partili sisteme geçildi yalanı (Bölüm 7 ve SON)

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *