5 Ekim 2013 Cumartesi

Artık okullarda çocuklarımıza şirk merasimi yaptıramayacaklar


ANDIMIZ:

“Varlığım Türk varlığına armağan olsun.”

EL CEVAB:
Enam Suresi
162 – De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.


ANDIMIZ:
“Ey bu günümüzü sağlayan, Ulu Atatürk” *

EL CEVAB:
Müminun Suresi
80 – Ve O, yaşatan ve öldürendir; gecenin ve gündüzün değişmesi O’nun eseridir. Hâlâ aklınızı kullanmaz mısınız?

NOT:
* 29 Ağustos 1972 tarih ve 14291 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan ilkokullar yönetmeliğinin 78. Maddesinde “Öğrenci Andı”nda bu cümle yer alıyordu, ancak daha sonra değiştirilmiştir.

Kadir Çandarlıoğlu




DÜNYA HAKİMİYETİ İÇİN BÜTÜN DÜNYA SİYONİSTLERİNE (YAHUDİLERİNE) VERİLEN TALİMAT





1 - Radyo, televizyon, gazeteler, sinema, mec­mular ve kitaplar üzerindeki büyük kontrolümüzü genişletiniz.

2 - Hukuk, Tıp, Kimya ve buna benzer bütün tahsillerden, Yahudi olmıyanları uzaklaştırınız ve Yahudileri bilhassa bu şubelerde tahsile ve okumağa teşvik ediniz.

3 - Gayri Yahudilerin mektep ve kollejlerini birer içtimaî ihtilâl merkezi haline getiriniz.

4 - Gayri Yahudi peygamberleri gülünç şekle sokup onları rezil rüsva edecek mevzular icat ve ay­nı zamanda Yahudi olmıyanlar arasında tefrik ve nifak çıkarınız. Din müesseselerini zayıflatmalı, fakat bizlere karşı da kendilerine kardeşlik (!) hisleri tel­kin ediniz.

5 - Bizden olmıyanların kadın ve çocuklarının ahlâklarını ifsat ediniz.

6 - Kanunları ve anayasaları yanlış şekillerde tefsir ederek mahkemelerini dahi iğlâk edip her ye­re şüphe ilka ediniz.

7 - Içtimaî sınıflar arasında nifak ve mücadele tohumlarını ekiniz. Renkli ırkları diğer ırklara düş­man kılınız.

9 - Çeşitli aşılar ve suya katılan türlü yabancı maddelerle bizden olmıyanları tımarhanelere atarak ve medenî hakları suistimal ederek onları yok edi­niz, tüketiniz.

10 - Devlet adamlarını eliniz altında tutmağa çalışınız.

11 - Memleketlere girmek imkânlarını ve ka­nunlarını kolaylaştırınız.

12 - Her vasıtaya müracaat ederek para üzerin­deki diktatörlüğümüzü takviye ediniz.

13 - Hükümetin, ordunun ve bahriyenin en can noktalarına Yahudileri yerleştiriniz.

14 - Cumhuriyeti ortadan kaldırarak onun ye­rine demokrasiyi ikame ediniz.

15 - Türlü hile ve desise kullanarak işçileri el­de tutunuz. Mitingler tertip ediniz. Grevler yaptırı­nız ve bu mevzuda hiçbir fedakârlıktan çekinmeyi­niz.




Millî İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) atası olan “Teşkilât-ı Mahsusa”nın son Başkanı Hüsamettin Ertürk, ele geçirdiği Siyonistlerin Protokolleri’ni anılarında açıkladı.

Söz Teşkilât-ı Mahsusa’nın son Başkanı Hüsamettin Ertürk’te:

Ben Teşkilat-ı Mahsusa’da çalışırken Dünya’ya hakim olmak isteyen bu Milletlerarası Siyonist Teşkilatının elimize geçen 22 maddelik düsturları vardı ki, ne kadar manalıdır. Burada şöyle yazılıdır:

1 – Genç nesilleri mugayir-i ahlak telkinlerle bozmalı,

2 – Aile hayatını yıkmalı,

3 – Insanlara, aşağı sınıflarla tahakküm etmeli,

4 – Sanatı zayıflatmak, edebiyatı müstehcen ve şehevi bir hale sokmalı,

5 – Mukaddesata hürmeti yıkmalı, hürmetle anılan kimseler hakkında rezilane vak’alar uydurmalı,

6 – Hududsuz bir lüks, başdöndürücü modalar icad etmeli, çılgınca sarfiyatı teşvik eylemeli,

7 – Kalabalıkların vakitleri, eğlenceler, oyunlarla oyalanmalı, herkes düşünmekten alıkonmalı,

8 – Müfrit nazariyelerle (kuramlarla) fikirler zehirlenmeli, gürültü ve kargaşalıklar yaratılmalı, içtimai sınıflar arasına kin ve itimatsızlık sokulmalı,

9 – Aristokratlara müthiş vergiler koyarak onları bunaltmalı, aralarına kin ve itimatsızlıklar saçmalı,

10 – Mal sahipleriyle işçilerin arasını bozmalı, grevler, sabotajlar tertib ettirmeli,

11 – Yüksek tabakanın manevi kuvvetini her çareye başvurarak kırmalı,

12 – Sanayiin ziraati ezmesine imkan vermeli, böylece köylü sınıfını ortadan kaldırmalı,

13 – Saçma nazariyeleri ortaya atarak halkı gayri kabil-i tatbik fikirlerle dolambaçlı yollara sevketmeli,

14 – Hayat pahalılığını körüklemeli, ücretleri arttırmalı,

15 – Beynelmilel mes’eleler ihdas ederek milletler arasına kin ve nefret tohumları serpmeli,

16 – Milletlerin mukadderatını tahsil ve terbiyeden mahrum kimselerin ellerine tevdi ettirmeli,

17 – Bütün hükumet şekillerini değiştirmeli, bir çok sırları ifşa etmeli,

18 – Meşru hükumet tarzlarından mutlak bir istibdada gitmeli,

19 – Siyasi, iktisadi buhranlar yaratmalı, servetleri mahvetmeli,

20 – Mali istikrarı bozmalı, iktisadi krizleri çoğaltmalı, spekülasyonlara, enflasyonlara yol açmalı, altını mahdud ellerde toplamalı, muazzam sermayeleri felce uğratmalı,

21 – Hükumetlerin ölümlerini hazırlamalı: Insaniyeti elem, ıstırab ve yoksulluk içine atmalı.



KAYNAK: M.M. GRUBU BAŞKANI Albay Hüsamettin Ertürk'ün Hatıraları, Iki Devrin Perde Arkası, kaleme alan : Samih Nafiz Tansu, Sebil Yayınevi, Istanbul 1996, sayfa 48, 49. ( 1.BASKI 1964 )

CHP’nin Çanakkale rezaletinin belgeleri (Kadeş rezaleti)

 Son olarak sunacağımız belge ise o devrin milliyetçi-mukaddesatçı çevrelerini derinden sarsan bu ‘vahim’ olayın duyulmasının hemen ardından Cumhuriyet döneminin ilk kadın şairlerinden Şükufe Nihal’in kaleme aldığı şiir.

 Ey yolunu şaşırmışlar Nereye?
 Dalmış gibi bir bataklık dereye,
 Böyle iğrenç çıkılmaz o tepeye,
 O gözbebeğtimiz Çanakkaleye! .. 
 Dönün kaçın o kutlu topraklardan; 
Af ummayın ne düşmandan ne yardan! ..

Şükfife NIHAL

27 Mayıs Ihtilalinden sonra darbeciler ile CHP gençlik örgütleri 18 Mart’ta bir Çanakkale gezisi düzenliyorlar. “Kadeş” adlı vapura doldurulan kızlı erkekli bin kadar genç, sözüm ona çağdaş gençlik dernekleri tarafından özel olarak seçilmişti.

Çanakkale’ye, yani bu ülkenin kuruluşundaki en önemli mekâna, şehitlerin mezarlarına. Bir gemi tutuluyor ve üniversitede okuyan kız ve erkekler gemiye bindiriliyor, aynı zamanda kasa kasa içki de konuluyor. Yolda içki, dans, türlü rezaletler…

Çanakkale’ye çıkıldığında ise sadece bir avuç insan kendinde. Geri kalanlar sarhoş ve rezillik çıkartıyorlar. Maalesef aynı durum dönüşte de yaşanıyor. Bazı genç kızlar bekâretlerini yitiriyor. Bu geziye basın mensupları da katılmış. Duyulmasını istemiyorlar rezaletlerin, inerken basına paralar veriliyor, lütfen bunları yazmayın diyorlar.

Fakat birkaç gün sonra kızı felakete uğrayan bir anne emniyete şikâyette bulunuyor. Tabii emniyet muhabirleri eliyle olay basına yansıyor ve tarihe KADEŞ REZALETI adıyla geçiyor.

Işte Cumhuriyet gençliğini getirmek istedikleri nokta burası. Çanakkale gibi tüylerimizin ürpermesi gereken bir mekâna insanları sarhoş ederek götürmek ve onların gözünde bütün kutsalları yıkmak.

KAYNAK:
 1-05 Ağustos 2007 tarihinde “Mustafa Armağan”ın “Zaman” gazetesi





30 Eylül 2013 Pazartesi

atatürk efsaneleri



Bu masada 32 Kral 62 Cumhurbaşkanı var; Senin diğer adın da Kemal olsun hikayesi ve daha nicesi..

1- Atatürk Cumhurbaşkanlığı süresince hiç yurt dışına çıkmamıştır.

2- 94 tane dünya lideri Türkiye’ye hiç gelmemiştir.

3- Fotoğrafın çekildiği yer Sovyetler birliği Elçiliğidir. (7 Kasım 1927)

4- 1927 yılında dünya üzerinde zaten yaklaşık 120 kadar devlet vardır.
Senin diğer adın da Kemal olsun hikayesi;

Atatürk henüz Mustafa adını taşırken aynı isme sahip matematik hocası seninde adın Mustafa benimki de Mustafa. İsimlerimiz karıştırılıyor senin adın bundan sonra Mustafa Kemal olsun.

1- Hangi öğrenci öğretmenine Mustafa diye seslenir? Ya hocam der yada Mustafa Hoca diye seslenir. Nasıl bir karışıklık mümkündür?

2- Hangi öğrenci öğretmeninin verdiği ismi kullanır? Sorun bir kendinize..
İngiltere Kralının Atatürk’ün elini öpmesi;

1- İngilizlerde saygıdan ötürü “el öpme” adeti yoktur. Sadece bayanların eli öpülür.

2- Fotoğrafı renklendiren Ateş Akkor ve Engin Gökdeniz yaptıkları açıklamada o adamın herhangi bir adam olduğunu söylemiştir.

3- Fotoğrafın çekildiği tarih 24 Temmuz 1927′dir. O tarihlerde Türkiye’ye herhangi bir İngiltere kralı gelmemiştir.

Suudilerin Peygamberimizin mezarını yıkacak olması hikayesi;
Hikaye şu şekilde dolaşmakta internette,

Hz. Muhammed’in mezarını yıkıp yerini degiştirmek isteyen zamanın suudi kralına Atatürk’ün kendi el yazısı ve imzasıyla çektigi telgraf. Dikkatli okuyun yazıya başlarken krala sayın kelimesini kullanmıyor…

” Suudi kralı dikkatine !! Tarafımıza ulaşan haberlere göre Allahın sevgili ve özel kulu,elçisi peygamber efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın kabrini yıkıp yerini degiştirecekmişsin. O Mezarın tek taşına dokunursan kurtuluş savaşını bırakır ordularımla aşağı inerim..

26 Haziran 1919 MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Mesajın orjinali Cumhurbaşkanlığı arşivlerinde saklanmaktadır.

1- 1919 yılında ne Suudi Arabistan vardı ne de Suudi Kralı vardı. İngilizlerin işgali sürmekteydi.

2- El yazısı ile telgraf çekilmez, mors alfabesi ile gönderilir.

3- 1919 yılında Mustafa Kemal Atatürk ismini almamıştı. Daha soyadı kanunu bile çıkmamıştı.

4- 1919 yılında daha ortada herhangi bir ordu bile yoktu.

5- Azıcık diplomasi bilenler bilir ki ordularımla aşağı inerim vb. türü yazışmalar asla kullanılmaz.

6- Bazıları bu telgrafın tarihinin 1926 olduğunu söylüyor ki Suudi Arabistan 1932′de kuruldu.

7- Bu tür telgraflar Dışişleri Bakanlığının arşivlerinde saklanır ve hem Cumhurbaşkanlığı hem de Dışişleri arşivi herkese açıktır. Hiç bir araştırmacı böyle bir telgrafa rastlamamıştır.

Che Guevara, 1967 yılında Bolivya’da yakalanıp öldürüldüğünde sırt çantasından Atatürk’ün büyük nutku çıktı

1- Nutuk 1927 yılında kitap haline getirildi. Taaa 2002 yılında ise ilk kez başka bir dile çevrildi. (Fransızca, Almanca ve Farsça)

2- Che Türkçeyi biliyorduysa bilemeyeceğim belki de sadece kitabın resimlerine bakıyordu ne dersiniz?

3- Madem öyle Che’yi anlatan onlarca kitabın neden hiçbirinde Atatürk sevdası anlatılmaz Che’nin?

4- Çantasından çıkan kitaplar;

karl marx – ekonomi politiğin eleştirisine katkı
s. r. vigosky – güncel kapitalizm teorileri üzerine makaleler
paul carrell – ils arrivent
h. b. philips – analitik geometri kitabı
luis peñaloza- bolivya ekonomi tarihi kitabı

Öğretmen Maaşları;

Sosyal Medyada dolaşan dialog bu;
“Paşam vekil maaşlarını düzenleyeceğiz, ne kadar verelim?
- Öğretmen maaşını geçmesin.
Başöğretmen Mustafa Kemâl ATATÜRK
1930 yılı 90 lira Öğretmen maaşı 


1930 yılı 500 lira Milletvekili maaşı 
1930 yılı Cumhurbaşkanı maaşı 1765 Reşat Altını

Ayrıca;

“Adalet Mülkün Temelidir” Hz.Ömer’e

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” Hz.Ali’ye,

“Köylü Milletin Efendisidir” Kanuni Sultan Süleyman’a,

“Ya İstiklal ya ölüm” Şeyh Şamil’e aittir. (Kazım Karabekir’e ait olduğunu söyleyenler de var.)

KAYNAK : http://www.haberinkalbi.com/-haberleri/ataturk-efsaneleri-gulduruyor_89982.html


İLGİLİ BÖLÜM
-------------------------------------------------------------------------

Atatürk Peygamberin Mezarını Kurtardı yalanı...!


--------------------------------------------------------------------------------------------------





İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *